.

.

9 Mayıs 2014 Cuma

11 YAŞ ÇOCUKLARININ 15 YIL ÖNCEKİ YAŞITLARINA GÖRE 2 YIL GERİDE OLDUKLARININ TESPİT EDİLDİ

  Çok önemli bir araştırma bence dikkate almalısınız Anne Babalar!


11 yaş çocuklarının 15 yıl önceki yaşıtlarına göre 2 yıl geride                   
                                      olduklarının tespit edildi
Gazi Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Nöropsikiyatri Merkezi'nden Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay, bilişsel testlere göre, 11 yaş çocuklarının 15 yıl önceki yaşıtlarına göre 2 yıl geride olduklarının tespit edildiğini söyledi. ''Temel okumanın, yazmanın, hesaplamanın eksikliği, ana problem olarak görünüyor'' dedi.

           Giderek artan bilgi ve iletişim çağında zihinlerin olumsuz yönde değişime uğradığını belirten Bolay, ''Daha sabırsız, aceleci, hızla bir veriden diğerine atlayan, hızla tüketen bireyler ortaya çıkıyor. Veri nedir, güvenilir bir veri midir gibi sorgulamalardan yoksunlar'' diye konuştu.
 -''Ekran başında oturan çocuk daha zeki olmuyor''-   'Sürekli veri bombardımanı insanı daha zeki yapmaz. Verinin içselleştirilip o bireyin zihin süzgeçlerinden geçip özgün bilgiye dönüşmesi gerekir. Bilhassa çocuklar veri bombardımanına maruz kalıyor. Çocuk, internetten sürekli oyun oynayarak, çizgi televizyondan film seyrederek ve ekran başında kalarak daha akılı olmuyor, bilakis aptal oluyor.
 Yapılandırılmış oyunlar yerine serbest oyunlar oynamaları çok daha faydalıdır. Mesela ekranda zaman geçireceğine komşunun çocuğunu çağırıp mutfak eşyalarıyla oynamaları bile çok daha yaratıcı bir işlev kazandırır.''
 Çocuklarına televizyon, gazete ve internet gibi araçları yasakladığını ifade eden Bolay, örneğin onlarla bisiklete bindiğini ve sanal uğraşlardan olabildiğince çocuklarını alıkoyduğunu kaydetti.
Televizyon, cep telefonu, tablet bilgisayar, internet gibi araçların aynı anda açık olmasının ders çalışmayı imkansız hale getirdiğini vurgulayan Bolay, ''Sürekli bir işten diğerine geçmek dikkati böler, yüksek beyin işlevlerine, özellikle de hafıza ve öğrenmeyi olumsuz etkiler. 
-Ekran ile kitap arasındaki fark-
 Ekrandan bilgi edinme ile kitaptan bilgi edinmenin aynı olmadığına dikkati çeken Bolay, ekrandan okuma sırasında yaklaşık 30 kişiden 6'sının düzenli bir sırayla okuma yaptığını, geriye kalanların ise atlayarak okuduğunu, resim, renk, kalın harf gibi yerlere bakarak gezindiğinin fark edildiğini söyledi.
 Bolay ekran ile kitap arasındaki farkları şöyle anlattı:
 ''Kitap okurken bir aceleniz yok, görsellik sadece kelimelerde, sembolik, soyut düşündürüyor ve ötesi sizin hayal dünyanıza kalmış, siz okuyup düşünüp, bağlantı kuruyorsunuz, kendi yaşantınızla benzerlik kuruyorsunuz, analiz ediyorsunuz, sık sık hayale dalarak düşünüyorsunuz, size görüntü verilmediği için hayal gücü elinizde ve sadece sizin kafanızda olan bir senaryonuz var.
 Cep telefonu, arama motorları bunun tersini yapıyor. Ekrandan okuma hele de internet bağlantısında ise bu hız ve acele nedeniyle geniş bir anlamadan yoksun oluyor.''
 Derin düşünmenin önemini vurgulayan Bolay, insanlara ilham veren fikirlerin ve yaratıcı düşüncelerin yalnızken ortaya çıktığını belirterek, dijital teknolojinin ise insanı bu imkandan mahrum bıraktığını kaydetti.
 Bolay, üniversite eğitiminden yüksek beklentinin ancak haftada 40 sayfa okumak, sömestr başına 20 sayfa yazı yazmak, haftada 12-15 saat yalnız çalışmakla ancak oluşabileceğini söyledi.

1 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Google+ Followers